Share
selcuk.aral 11:16am, 22 November 2008
Michal Sisko

Sevgili Enstantene'ciler !

Bugün sizlere, icinizde Kinali’nin olanlarindan daha cok, tanimayanlara, yazlikcilarla, günü-birlik gelen ziyaretcilere, sitenin bas diregi, belki de beni böyle bir faaliyete gecmeye sebep olan kisiden, güler yüzlü, espritüel arkadasim, Mihal Sisko’dan bahsetmek istiyorum.

Mihal’in soyadinin Sisko olduguna pek bakmayin, kendisi 78 yasinda, orasi-burasi biraz agrisa da, cita gibi delikanlidir ve Kinali’nin oldukca yüksek sokaklarindan birisinde (yani inisi cikisi mevcut, tirmanmayi gerektiren bir yerde) yaz-kis oturur.

Mihal Kinali’nin en yaslisi olmasa da, tereddütsüz en eskisi en kidemlisidir. Sadece Mihal’in kendisi degil anne ve babasi da Kinaliada dogumludur ve hep orada oturmus daha dogrusu yasamistir..

Bircok Rum-Ailenin uzun yillar önce tasi-taragi toplayip, Istanbulu terkederek Yunanistan’a göc etmesine ragmen o Kinaliada’ya beton atip, kök salmis, baska bir dine mensup olsa bile gercek Istanbul’lu ve bir Türk’dür. Yani Mihal basli-basina yasayan bir tarih, bir hatira defteridir.

Mihal Sisko ile tanismama www.kinalida.net den cok (Aslinda 1980 senesinden beri Kinali’li olan benim icin bir-hayli gec) bir tesadüf sebep olmustur.Yani dostlugumuz daha eskilere dayanir.

Günlerden, bir Pazar günü sabahi, Mihal’in baskani bulundugu ve ayni zamanda, mükemmel sesiyle, ayinler esnasinda dini sarkilari (ilahi), yüksek sesle bir opera sanatcisi gibi okudugu, bizim Besiroglu Sokaktaki (<-- eski Kinali Hamam Sokak) Rum (Ortodoks) Kilisesinde, kimseyi rahatsiz etmemek icin makinanin *pips-sesini* kapatmis binanin giris kismina sehpami kurmus fotograf cekiyorum.

Mihal kendini kaptirmis gözleri yari-kapali, sayilari cok az olan ziyaretcilere, biri bitip – digeri baslayan dini sarkilarini okuyor. Yaz günü, kapi pencere acik olmasina ragmen, gür sesi zaten Kinali’nin ahalisine yetecek kadar, hemen hemen normal bir evin oturma odasi büyüklügünde insa edilmis kilisenin, her kösesinden duyulup, isitiliyor ve büyük yankilar yapiyor. Adam adeta davudi erkek sesiyle, bülbül gibi sakiyor.

Iste ne olduysa, o anda oluyor. Aniden kilisenin bir üst sokaginda (Kinalibagi Sokak), apartmanlarin cöpünü almak icin, koskoca bir temizlik kamyonu peydahlaniveriyor. Sanki kendisinin yaptigi rahatsizlik yetmiyormus gibi kontenerleri indirmesi-bindirmesi, büyük bir gürültü-patirdi, artik icerde kimse-kimsenin sesini duyup, lafini anlayamiyor.

Derhal disariya cikarak, kamyonun soförüne dogru kosup *Birader, sen burada ibadet yapildigini bilmiyormusun ? Verdigin rahatsizligin farkindamisin ?* diye soruyorum. Orta yasli adam bir anda ezilip-büzülerek, yüzü kizariyor ve bana *kendisinin her gün, günde iki defa, sabah/aksam cöp topladiginin, fakat adanin yerlisi olmadigi icin etrafi pek tanimadigini bundan sonra Pazar günleri o sokaga en son, daha gec saatlerde ugrayacagini* söylüyor. Cöp almayi yarim birakarak yoluna devam ediyor.

Tekrar iceri girip sehpamin basina gectigimde: Mihal kendine ayrilmis, alcak bir tahta merdiveni andiran parlak cilali, üzerinde acik bir kitabin yattigi, bir tabureye benzeyen, sirasindan bana dogru bakiyor. Göz-göze geliyoruz. Herseyin farkinda, bana asagiya dogru inen göz kapaklariyla tesekkür ediyor ve zaten yüksek olan sesini cok daha da arttirarak sarkisina devam ediyor.

Ayinden sonra kiliseye ait cemiyet kismina beni davet ediyor. *Onu tanirmisin, Bunu tanirmisin ?* konusmaya (sorusturmaya basliyoruz. Sarmas-dolas sanki kirk yillik ahbabiz. Bu bizimkisi görür-görmez vurulmak gibi bir sey, büyük ask. Sene 2005, mevsimlerden yaz. Bu olayi takip eden yazlarda bulusuyoruz ve hersey ayni sekilde böylece devam ediyor.

Beni bir sürü kimseyle tanistiriyor. Yazar oldugumu duymus illa kendisininde mensubu bulundugu *Ada Gazetesi’ne* almaya ugrasiyor. Önemli kisiler Kinaliya geldiginde (Mesela Patrik Hazretleri Bartelomeos) veya yortularin yapildigi belli günlerde bodyguard ve sivil polisler arasinda ortalikta dolasan, tek davetli fotografci (Mihal'den torpilli, Hahaha...) Selcuk Aral.

Hosca ve her zaman dostca kal, sevgili Arkadasim Mihal, sizlerde sevgili Enstantene'ciler.

Selcuk Aral.

NOT: Bundan sonra *kendini Kinali’nin agacta kalmis son yapragi* gibi gören Michal’in anilarini www.kinaliada.net de belli araliklarla yayimlayacagim.
selcuk.aral Posted 12 years ago. Edited by selcuk.aral (member) 12 years ago
DSC00184

Panagia Kilisesi baskani Mihal Sisko bakin neler anlatiyor:

"Dedem Mihal, 19. yüzyilin sonlarina dogru Sakizadasi'ndan gelip Kinaliya yerlesmis, babaannem Donna'yi Armutlu'dan taka ile getirip evlenmis. Kardesleri Konstantin ve Yorgo da buraya göçetmisler.

Ben dedemin alti çocugundan biri olan balikçi Mimiko'nun ogluyum. Bütün ailem burada dogup büyüdügü için olaylar dolayisiyla herkes Yunanistan'a gittigi halde, ben Kinaliada sevgim yüzünden kaldim.

Hem birinci ve hem de ikinci karim Yunanistan'a göç ettiler ama hiçkimse beni Kinali'dan ayiramadi. Burada dogdum, tüm yasantimi burada geçirdim, birgün de atalarimin yanina gömülecegim."

www.kinaliada.net
Groups Beta